Site Dili : TR | EN
MENU

SOSYAL MEDYA ALDATMA ORANLARINI ARTTIRDI

Ülkemizde her yıl bir önceki yıla oranla boşanma oranları artarak ilerlemekte. Boşanma nedenlerinin de büyük bir kısmını aldatma oluşturmakta. Peki ne oldu da bu kadar artış oldu?İşte bu istatistik oranlarında sosyal medyanın varlığı büyük bir rol oynuyor. Çünkü sosyal medya bir tıkla yüzlerce ya da binlerce insanı bize ulaşılabilir kılıyor. Böylece yeni kişilerle daha kolay tanışabiliyoruz. Konuşma konusunda cesaretimizi daha kolay toplayıp klavyenin başında daha cesur davranabiliyoruz. Bu aldatmaların bir kısmı sadece sanal hayatla sınırlı kalırken bir kısmı ise yüz yüze buluşmaya kadar gidebiliyor. Fakat ister sanal ister gerçek bir buluşma olsun bu çiftlerin birbirlerinin aldattıkları gerçeğini değiştirmiyor. Bireylerin aklında “fiziksel bir temas gerçekleştiğinde sadece aldatmış olunur” diye gerçek dışı bir inanış var ne yazık ki. Aldatma önce akılda başlıyor. Kişilerin evlilik birliğini bozucu, sadakati yok edici her olumsuz davranışı bir aldatma olarak sayılmakta.


Teknolojinin gelişmesiyle sosyal medyanın hayatımızın bir parçası olduğu tartışılmaz bir gerçek. Fakat bu parçayı ne yazık ki hayatımızın tamamı yapma yolunda toplum olarak emin adımlarla ilerliyoruz. Herşeyin azı karar çoğu zarar olduğu gibi bu gerçek sosyal medya konusunda da geçerli. Gün içinde tek parça olmak zorunda değil parça parça olarak bile saatlerimizi sosyal  medyada geçirmeye başladıysak eğer, tehlike çanlarının çaldığını göstermektedir. Bu durum bizi hem  sosyal hayatımızdan koparmakta, hem de çiftlerin birbirleriyle olan iletişimlerinin de kopmasına ve uzaklaşmalarına neden olmakta. Kişiler ailesine ayıracağı vakti sosyal medyada geçiriyor. Oradaki yaşamlara ve ilişkilere özeniyor. Fakat baktığımızda o özendiği hayatın ya da kişilerin ne kadar gerçek olduğunu sorgulamıyorlar. Yapay bir gerçekliğe inanabiliyorlar. Böylelikle sosyal medya nedeniyle kopan çiftler; daha az aktivite yapıyorlar, daha az dışarı çıkıyorlar. Evde daha az konuşma daha fazla tartışma ve kıskançlık yaşıyorlar. Bu tartışmaların boyutu yeri geldiğinde sözel şiddetten fiziksel şiddete kadar kayabiliyor. Kendilerini ruhsal olarak daha yanlız hissediyorlar. Sosyal medya çiftler arasında birbirlerine karşı şüphe kaynağı oluyor. Böylece başka hayatlar ve kişiler daha ilgi çekici hale geliyor.  Yaşadıkları o duygusal boşluğu sosyal medya ile kapatmaya çalışılıyorlar. Yani aslında sosyal medya kişilere hem fiziksel, hem davranışsal hem de psikolojik olarak zarar vermiş oluyor.


Klinik Psikolog 
Nilay GÜRTAŞ