MENU

SONBAHAR DEPRESYONUYLA NASIL MÜCADELE EDİLİR


Sonbahar geldi. Sonbahar değişim demektir. Değişimler insan psikolojisinde her zaman dalgalanmalar yaratır. Işık değişir. Sıcaklık değişir. Yapraklar ve çiçekler ve mevsim değişir.  Okul başlar. İş daha yoğun olabilir. İnsanlar daha az dışarıda zaman geçirir. Çoğunlukla giysilerimize yeni katlar ekleyip daha sıkı giyinmeye başlarız.  Mevsim değişikliği ve Sonbaharın başlaması birçok kişi için heyecan vericidir, ancak bazıları için, endişe, üzüntü ve bunalım hali ya da endişeli ruh halleri ile birlikte kimi zaman mevsimlik bir depresyon şeklinde bir rahatsızlık hissi uyandırmaktadır.


Yaz sonrasında güneş ışınlarının azalması, serotonin hormon salınımının azalmasına, beyin kimyasını değiştirmesine ve depresyona neden olur. Hastalık başladığında kişi ilgi ve enerjisini kaybeder. Suçluluk duygusu, konsantrasyon zorluğu ve iştah kaybı. Duygusal olarak çöker, her şeyden üzülür; hatta yaşama arzusu kaybolabilir. Sıkça ağlamalar, hiçbir şeyden zevk almamaya başlama gözlenebilir. Aktivitelerini kaybeder, işlerinde devamsızlık başlar, uyku bozulur, cinsel istek azalır ve yorgun hissederler.
Mevsimsel depresyon olarak da bilinen depresyon aslında duygudurum bozukluğunun bir çeşididir. Eğer huzurlu ve rahat haliniz, gün ışığının azalıp kaybolmasıyla birlikte sizden uzaklaşıyorsa sizde bu geçiş mevsimlerinde duygularınızın iyilik halinden bir çöküş yaşıyorsanız bu sorunu yaşayan birçok kişiden birisiniz demektir. Kendinize nasıl bakmanız gerektiği konusunda bazı önerilerimiz var. Bu öneriler elbette bir çare değildir, gerçekten zor zaman geçiriyorsanız yüz yüze destek almanız daha yerinde bir karar olacaktır. Ancak mevsimsel depresyon ve mevsimsel geçişlerdeki zorluklarla başa çıkmanıza yardımcı olmak için somut birkaç öneri sizi iyi hissettirebilir. Bunlar:


1. Bu geçişle tutarlı kalan bir şeyi deneyin ve tanımlayın ve dikkat edin. 
Kendinize pozitif ve iyi gelecek cümleler söyleyin. Şefkatli davranın. Bu size iyi gelecektir.


2. Temel ihtiyaçlarınızı karşıladığınızdan emin olun. 
Uyku, beslenme (yeterli protein alımı dahil), egzersiz ve su alımı, beyin sağlığı ve işleyişinde zorunludur ve stresin etkilerini tolere etmenize yardımcı olabilir. Hava değiştikçe, hepimiz kapalı mekanlara geri dönüyoruz ve bu izolasyon sıklıkla depresyon ve kaygı duygularına katkıda bulunuyor. Hayatınızda en iyi hissettiğiniz insanlara ulaşın ve onlarla zaman geçirin.


3. Kendinize, bugün iyi hissettirebilecek şeyleri sorun.
Başka bir deyişle, değişikliği değiştiremezsiniz, ancak bu değişiklik sırasında kendinize bakma şeklinize göre seçim yapabilirsiniz. Belki de eşinizden, ailenizden veya arkadaşlarınızdan daha fazla yardım ya da destek istemek zorundasınızdır. Belki biraz daha fazla egzersiz veya daha fazla dinlenme gerekebilir. Belki yapılacak işlerinizi azaltmanız gerekir. Şuanda ihtiyacınız olan şeye üç ay sonra ihtiyaç duymayabilirsiniz.


4. Kendinize iyi davranın. 
Evet biliyorum. Bu, özellikle kendisinden çok yüksek beklentilere sahip birçok kişiden biri olduğunuz takdirde zor olabilir. Ancak, gerçek şu ki çoğu insan değişimin dalgalanmalarını hissediyor ve bu nedenle bu sefer biraz gevşemiş hissetmeye başlamanız mantıklı ve işlevsel olacaktır. Bunun için kendinize “elimden gelen bu kadar” deme hakkı tanıyın. “Daha iyi” için kendinizi bu mevsimde zorlamamanız gerektiğini hatırlatın. 


5. Konuşun. 
Mevsimlik değişimin üzerinizde olan etkisi hakkında konuşmak için kendinize izin verin, başkalarının hissettiğinizi anlamasını ve onaylamasını sağlayacaksınız 


6. Egzersiz.
Genelde insanlar kışa girerken egzersizleri bırakma eğilimindedirler tam tersi özellikle vücudu bu dönemde hareketlendirmek ve sonbaharda değişen beyin kimyasın da seratonini tekrar arttırmak için egzersiz ve spora yönelmek yerinde bir karardır.


7.Beyin kimyasını etkileyin.
Düşünceler beyinde nöropeptit üretimini tetikler. Neşeli insan ile kederli insanın nöropeptitleri birbirinden farklıdır. İyi şeyler düşünürseniz iyi nöropeptitler üretilir. Bunlar kan yoluyla tüm vücuda yayılıp bağışıklık hücrelerini çalıştırır. Neşeli insanlarla buluşmalar, neşeli kitaplar okumak ve komedi filmlerinin izlenmesi bu dönem için önemli. Gülmek için bir sebep yoksa sebepsiz de gülünebilir. Günde yirmi kere ‘Hahahahah’ diye gülünebilir bu beyin de endorfin salgılanmasını sağlar yani mutluluk hormonu.


8.  Evinize renk katın.
Bu maddesel bir fikir gibi gelebilir ancak renk ve parlaklık eklemek için harika bir zaman olabilir. Sonbahar da çevremizdeki tüm renkler kaybolmuş gibi görünüyor olabilir bu tür değişiklikler hareket kazandırarak iyilik halinize katkıda bulunabilir. 


9. Nefes alın  
Duygularımızda yükseldiğinde, üzücü olan duyguların önüne geçmek için daha hızlı hareket etme eğilimindeyiz. Ne yazık ki, beklenti karşısında, bu aslında bize daha endişeli hissettirir. Bu süre zarfında depresyondan endişe duyduğunuzu fark ederseniz, birkaç derin diyafram nefesinin gerginliği sakinleştirmeye yardım ettiğini ve yavaşlattığını görebilirsiniz. 


10. Perspektif elde etmek için elinizden gelenin en iyisini yapın. 
Harika hissetmiyorsanız bu son söyleyeceklerim zor, ama önemlidir. Mevsimler değişir. Geçişler gelir ve gider.  Hiçbir şeyin sonsuza dek kalmadığını bilmek.  "bu da geçecektir"  diyebilmek önemli bir perspektif oluşturur.  Bu geçişin kolay olacağı anlamına gelmiyor, sadece sonsuza dek sürmeyeceğini bilmek önemlidir. Sonbahar gelecek ve kış gibi gelip geçecek. Ve sonra ilkbahar tüm ihtişamıyla gelecek ve yolumuzu yaza döneceğiz. Ve belki bu sefer biraz daha fazla anlayış, hoşgörü ve uygulama gerekebilir.


Klinik Psikolog 
Filiz Yakmaz Basılgan