MENU

SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONUNDAN KORUNMAK

Solunum yolu enfeksiyonları; konuşma veya hapşurma sırasında havaya saçılan damlacıkların başkası tarafından hava yoluyla vücuda alınması veya bu damlacıkların yüzeylerde yerleşmesi ve bizim bu yüzeylere dokunduktan sonra elimizi ağzımıza, burnumuza götürmemizle, veya hasta kişilerle el sıkışma, sarılma ve öpme sırasında bulaşmaktadırlar. Solunum yolu enfeksiyonları %70-80 oranında virüslerle kalanı da bakteriler nedeniyle oluşmaktadır. Virüsler antibiyotiklerle öldürülemezler. Bu yüzden de her solunum yolu enfeksiyonunda antibiyotik kullanmak gereksizidir. Solunum yolu enfeksiyonları ; nezle, grip, farenjit, sinuzit , larenjit gibi üst solunum yolu enfeksiyonları ve bronşit, bronşiolit, zatüre ve verem gibi alt solunum yolu enfeksiyonlardır.

Solunum yolu enfeksiyonlarında; burun akıntısı ve tıkanıklığı, ateş yüksekliği, öksürük, balgam, hapşuruk, baş ağrısı, geniz akıntısı, boğaz ağrısı, iştahsızlık, göğüs ve kas ağrıları gibi şikayetler olabilir. Tedavide sigara dumanı olmayan bir ortamda istirahat, bol sıvı alımı, burun şikayetleri için damla, ağrı kesici ve ateş düşürücüler gibi şikayetlere yönelik tedavi yapılır. Antibiyotik kullanımı gereksizdir, eğer bakteriyel bir enfeksiyon eklendiyse doktor tarafından antibiyotik ilavesi yapılabilir. Bazı tedavi edilmeyen solunum yolu enfeksiyonları özellikler bağışıklık sistemi düşük kişilerde zatüreye ilerleyebilir hatta ölüme neden olabilir.

Solunum yolu enfeksiyonlarından nasıl korunacağız?
Sigara içmemek ve sigara içilen ortamda bulunmamak çok önemli. Kalabalık ve kapalı ortamlara, iyi havalandırılmayan yerlere  mümkün oldukça girmeyelim. Vücut direncimizi yüksek tutmak için; dengeli beslenmek, bol sıvı almak, yeterli uyku uyumak, spor yapmak, güneş ışığından faydalanmak gerekiyor. Hasta kişilerle temasta bulunmamak. Ellerimizi sık sık ve sabunla yıkamak,  sabun veya suyun olmadığı zamanlarda el dezenfektanları kullanmak. Mikropların bulaşma riski yüksek yerler, kapı kolları, merdiven korkulukları, otobüs tutaçları gibi yüzeylere mümkün oldukça tutunmamak, tutunduysak elimizi yüzümüze götürmemek ve elimizi hemen temizlemek. Bu mikropların bulaşma riski yüksek olan yerlerin dezenfektanlarla sık sık silinmesi ve tabii ki riskli kişilerin grip aşılarını ve zatüre aşılarını yaptırmaları çok önemli.
Grip aşısı yaptırması gereken riskli kişiler kimlerdir? 65 yaş üzeri tüm insanların, kronik hastalığı bulunan kişilerin (akciğer, kalp, böbrek, şeker hastalığı vb…), bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar (AIDS,kanser vb…), huzur evi ve bakım evinde kalanlar ve buralarda çalışanlar, doktor ve hemşire gibi sağlık sektöründe çalışanların her yıl sonbaharda yeni grip aşısı çıkar çıkmaz yaptırmaları gerekmektedir.
Göğüs Hastalıkları Uzman Dr. Fulya GÜRKAN