MENU

Ramazanda Astım ve Kronik Bronşit Hastaları Ne Yapmalıdır?

Ramazan ayı geldi ve bu günlerde polikliniğimize başvuran hastalarımız özellikle de astım, bronşit ve KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı) tanısı olan hastalar oruç tutmakla ilgili sorular sormaktalar: Astımlı ya da KOAH’lı hasta oruç tutabilir mi? İlaçlarını Ramazanda nasıl kullanmalılar? Oruç tutarken dikkat etmesi gereken durumlar nelerdir? Nefes açıcı ilaçlar orucu bozar mı? Susuz kalırsak akciğerlerimiz zarar görür mü?...

KOAH; kronik obstrüktif (tıkayıcı) akciğer hastalığı kelimelerinin baş harflerinden oluşan  bir kısaltmadır.  Hastada; öksürük, balgam, nefes darlığı şikayetleri olur, en büyük risk faktörü sigara dumanıdır. Diğer tip tütün kullanımı (pipo, puro, nargile vb.) ve sigara içmeyip de dumanına maruz kalmak,ayrıca diğer zararlı gaz ve partiküller de KOAH gelişimine katkıda bulunmaktadır. Dünyada yaklaşık 50 milyon, Türkiye’de de 3 milyon KOAH hastası bulunmaktadır.

Astım ise; hava yollarının mikrobik olmayanbir iltihabıdır ve geri döndürülebilir. Astımın oluşmasında hem genetik hem de çevresel faktörler rol oynar. Kalıtım %40-60 oranındadır. Astımda; nefes darlığı, öksürük, göğüste sıkışma veya baskı hissi, hırıltılı solunum gibi belirtilerden biri veya birkaçı olabilir. Astım toplumda en sık görülen kronik hastalıklardan biridir. Astımlı hasta sayısınının Türkiye'de 4 milyonun üstüne çıktığı tahmin edilmektedir.

Reflü ve astım arasında anlamlı bir ilişki vardır. Astım hastalarının %50-90’da reflü olduğu saptanmıştır. Bunun nedeni astımda mide başını saran kaslar gevşer ve midedeki asitli içerik yemek borusuna doğru ve zaman zaman da soluk borusuna doğru kaçar.  Soluk borusu ve hava yollarına asitli mide içeriği kaçması ise öksürüğe, hava yollarında daralmaya ve spazma yol açar, bu da astımataklarını tetikler. Bu yüzden astım hastalarının reflü olmaması için küçük porsiyonlar haline az az ve sık yemeleri gerekir. Yağlı, baharatlı asitli gıdalardan, kakaolu tatlılardan uzak durmaları gerekir. Özellikle gece geç saatte yatmadan hemen önce  yenen yemekler sıklıkla reflüye neden olur. Ramazan ayında oruç nedeniyle tüm gün aç kalındığı için akşam iftarda normalden fazla yenir. Bu da reflü gelişmesine, asitli mide içeriğinin soluk borusuna kaçmasıyla astımın tetiklenmesine yol açar. Sahurda yemek yiyip tekrar yatmak da yine reflüye neden olur.

Oruç tutmanın astım ve bronşitli hastalara bir etkisi de uzun süren susuzluğa bağlı olarak balgamlarının koyulaşmasıdır. En iyi balgam söktürücü sudur, bu astım ve bronşit hastaları için çok önemlidir; çünkü astım hastalarında hastalıklarına bağlı olarak koyu yapışkan balgam üretilir, bronşitli hastalarda da çoğu zamanaşırı ve koyu bir balgam  üretimi olmaktadır. Bol su içildiğinde bu balgam yumuşar kolayca öksürükle çıkar hem  onların tıkanmalarını engeller hem de balgamın akciğerlerde uzun süre kalıp enfeksiyon gelişmesini engeller. Oruç sırasında bütün gün susuz kalan astım ve bronşit hastaları bu koyu balgamı çıkartmakta zorlanır, şikayetleri artabilir ayrıca akciğerdeki salgılar kuruduğu için bronşlarda daralmalar meydana gelebilir, balgamı yeterince çıkaramayanhastalarda akciğer enfeksiyonları ve zatüre gelişebilir. Özellikle hava sıcaklıklarının çok yüksek seyrettiği bu yaz aylarında  vücudun susuzluktan korunması çok önemlidir ve iftarla sahur arasında bol su içilmesi gereklidir. 


Oruç ve Sigara

Astım ve KOAH’tatedavi başarısı doktorun tedaviyi önerildiği şekilde ve düzenli olarak uygulanması ve sigara içiminden kaçınılması ile mümkündür. Sigara, hem astım hem de bronşiti tetikleyebileceği için oruç tutarken gündüz sigara içilmemesi bir artı faktör olmakla beraber iftardan sonra da sigaranın bırakılması veya kontrollü tüketimi çok önemlidir. Yine bazı hastalar Ramazan Ayını fırsat bilerek sigarayı bırakabilirler. Sigaranın bronş üzerindeki daralmayı tetikleyici etkisi eğer kişide reflü de varsa daha şiddetli bir hal alır. İftardan sonra fazla miktarda tüketilecek sigara bronşlarda ani bir daralmaya ve nefes darlığına, tansiyon yükselmesine hatta kalp krizine dahi yol açabilir.


Oruç ve Nefes Açıcı İlaçlar

Ramazan Ayında Astımlı ve KOAH’lı hastalar,ilaçlarını kendi başlarına kesmek veya iftar ve sahur saatleri birbirine çokyakın olduğu günlerde ilaçlarını tek doza indirmek gibi doktoruna danışmadan bazı yanlışlar yapmaktadırlar. Hastaların mutlaka bu konularda doktorlarına danışmalarını ve doktorun ilaçlarını düzenlediği şekilde kullanmalarıg erekmektedir.

KOAH’lı veastımlı hastalarda ilaç kullanımında tek doz kullandıkları ilacın saatini iftardan sonra, iki doz kullandıkları ilacın saatlerini ise oruçlarını açar açmaz ve sahur yemeğinde oruçlarını başlatmadan hemen önce kullanmaları şeklinde önerdiğimizde tedavinin uygulanmasında problem olmamaktadır. Acil durumlarda ve nefes darlığı olduğunda kullanacakları nefes açıcı spreylerde isebir kullanımda 1/20 ml gibi çok az bir miktar ağza sıkılmaktadır. Bunun da önemli bir kısmı ağız ve nefes boruları cidarında emilerek yok olmaktadır. Bundan geriye bir miktarın kalıp tükürük ile mideye ulaştığı konusunda kesin bir bilgi de yoktur.  Abdest alırkenağızda kalan suyla kıyaslandığında bu miktarın çok az olduğu görülmektedir. Halbuki oruçlu kişi, abdest alırken ağzına verdiği sudan geri kalan miktarın mideye ulaşması halinde orucun bozulmayacağı konusunda hadis (Darimi, Savm,21) ve İslam bilginlerinin icmaı vardır. Ayrıca, misvaktan bazı kırıntıların ve kimyevi maddelerin mideye ulaşması kaçınılmaz olduğu halde, Hz. Peygamber’in oruçlu iken misvak kullandığı, sahih hadis kaynaklarında yer almaktadır. (Buhari, Savm, 27; Tirmizi, Savm,29). Diğer taraftan, ‘kesin olarak bilinen,şüphe ile bozulmaz’ kaidesi gereğince, mideye ulaşıp ulaşmadığı konusunda şüphe bulunan bu şeyle oruç bozulmaz. Bunlara dayanarak astımlı hastaların, sağlığı oruç tutmalarına uygun olup başka bir hastalıkları da yoksa, rahat nefes almak için ağza püskürtülen ilaçlar orucu bozmaz ve hastalar gönül rahatlığı içinde kullanabilirler.

(Kaynak TC. Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı -Din İşleriYüksek Kurulu-Dini Soruları Cevaplandırma Platformu-Oruç-sayfa 37).


Astım ve bronşit, KOAH hastaları için Ramazan önerileri:

-İlaç saatlerini doktor kontrolüaltında yeniden düzenlenmeliler.

- Günün en sıcak saatleri olan 10.00–16.00 saatleri arasında mutlaka evde kalınmalı.

- Polenlerin ve nem oranının yüksek olduğu zamanlarda araba ve ev pencereleri kapatılarak klima tercih edilmeli, ancak klimalar düzenli olarak temizlenmeli.

-Kıyafetler açık renkli ve bol olmalı.

-Aşırı hareketten kaçınılmalı ve ılıksuyla duş alınmalı.

- Mümkünse öğlen uykusuna yatılmalı.

-Gün içinde sık sık el bilekleri, alınve ense suyla serinletilmeli.

-İftarda ne kadar aç olurlarsaolsunlar bir anda çok fazla yememeli, azar azar, yavaş yavaş aralıklı yemeli vehafif yemekler tercih etmeliler, reflüyü arttırabilecek yağlı yemek, kızartma ve tatlılardan kaçınmalıdırlar

-Yatmadan iki saat önce yemek yemeyi sonlandırmalılar.

- Sahurda yemek yedikten sonra hemen yatmamalı iki saat sonra yatar pozisyona geçmeliler.

-Mideasitini artırarak reflüye neden olabilecek kafein içeren çay, kahve ve kolalı içeceklerden uzak durulması gerekmektedir. Reflüyü tetikleyen çiğ sarımsak, çiğ soğan ve aşırı domates tüketiminden kaçınılmalıdır.

- Terleme ile aşırı su ve mineralkaybına bağlı astımlı ve KOAH lı hastalarda yapışkan ve koyu kıvamlı balgam artışı olacağından her gün iftardan sahura kadar en az 2-2,5 litre su içilmeli.Su; çay, kahve, kolalı veya şekerli meyve suları şeklindedeğil,  su olarak tüketilmelidir.

Herkese Sağlıklı Ramazanlar…

Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzm. Dr. Fulya Gürkan