MENU

MEME KANSERİ CERRAHİSİ OLAN KADINLARDA BEDEN İMAJI

Yaşamımızın herhangi bir döneminde kendimizin ya da yakınımızdaki birinin kanser tanısı alması uzak bir ihtimal değil. Ama genel de bizden uzak olduğu sürece bu hastalık üzerinde fazla düşünmeyiz böyle bir durumda neler yaşandığını anlamaya çalışmayız. Çünkü bu tanıyı almakla yaşanacak duygu ve düşünceler sarsıcı olacaktır ve ancak bu durumdan uzak durularak bu sarsıcı duygu ve düşünce ile başa çıkılabilir.


Meme Kanserinin Kadındaki Psikolojisi

Herhangi basit bir hastalık tanısı almak bile günlük yaşam dengelerimizi bozarken, meme kanseri teşhisi konması, kişinin yaşam dengelerini psikolojik, sosyal, ekonomik olarak ciddi biçimde etkileyebiliyor. Meme kanseri tanısı hem hastalarda hem de hasta yakınlarında olumsuz düşünceler ve korku uyandırıyor.

Meme kanseri tanısıyla birlikte gelen olumsuz düşünceler ve tedavi sürecindeki belirsizlik, kişinin var olan uyum sağlama mekanizmalarını sarsıyor ve bu mekanizmaların yeteri kadar kullanılamamasına neden oluyor. Meme kanseri tanısı konan kişinin geleceğe yönelik beklentileri, planları bozulabiliyor ve kişi hayatı üzerinde sahip olduğu gücü yitirdiğini hissetmeye başlayabiliyor.

Meme kanseri, kadınlar  arasında en sık görülen kanser türlerindendir. Meme kanseri olan kadınlarda hastalığın bedensel, psikolojik ve sosyal açıdan birçok olumsuz etkisi bulunmaktadır. Meme kanseri, kadının yaşamını derinden etkileyen bir kriz ortamı yaratmaktadır. Bu kriz ortamının belirgin özellikleri vardır.

Kanser insan yaşamını çeşitli yönleriyle etkilemekte ve her kadının hastalığa dair verdiği tepkiler farklılaşmaktadır; fakat tedavi süreci içerisinde de genelleşmiş ve ortak olan tepkiler bulunmaktadır. Bunlar; inkâr, öfke, pazarlık, depresyon, kabullenmedir.

Kanser hastalarında görülen başa çıkma tepkilerinden en çok altı çizilen inkârdır “özel olduğumuza inanmak içten içe bir güvenlik duygusu sağlar”. Kanser tanısı alan kişi de sık sık “Bu gerçek olamaz.”, “Ben kanser olmam.” gibi cümlelerle inkârını dile getirir. İnkâr mekanizmasının bozulması hastanın depresyona girmesine neden olur. Anksiyete, kızgınlık, keder, ağrı, yemek yememe ve uykusuzluk da ortaya çıkabilir.


MASTEKTOMI VE BEDEN İMAJI
Meme alındıktan sonra kadının benlik algısına dair yaşadığı duygular;  psikolojik açıdan beden imajı insanın kendi bedeninden ne ölçüde hoşnut ve memnun olduğunu ifade eder. Fiziksel görünüm değişimlerinden sonra vücut imajı değişiklikleri bu fiziksel değişimlerin kışı için öznel nitelik ve anlamına, bu değişikliklerin kişi tarafından nasıl algılandığına, kişinin kişilik yapısı ve çevre etkileri gibi psikolojik, bilişsel ve sosyal faktörlere göre şekillenir

Meme kaybı yaşamak kadınların ciddi şekilde kayıp duygusu hissetmelerine neden olur. Memenin alınmasına gösterilen psikolojik tepkilerin derecesi, kadının memesine ilişkin algısıyla yakından ilgilidir. İnsan kişiliğinin gelişiminde beden imajı algısı önemli bir işleve sahiptir.  Vücut organ ve dokularının psikolojik sembolik anlamları vardır. Memeler kadının kadınlığını ve cazibesi, anneliğin- beslenme ve üremenin ve cinselliğin sembolüdür. Bununla beraber memesi alınan kadın kendini eksik hisseder: beden imajı, özgüveni ve benlik algısı etkilenir.

Meme kanseri olan ve meme kaybı yaşayan kadınlar cinsellikle ilgili sorunlar da yaşayabilir. Bunun nedeni genel olarak  memenin kadınlık, doğurganlık ve dişilik simgesi olmasıdır. Kanserle beraber memesini kaybeden ve bunun yanı sıra gördüğü tedavi, yüzünden saçı dökülen, bedeninde değişimler olan kadın, artık kendisini tam bir kadın olarak hissetmemeye, eksik hissetmeye başlar.

Tedavi sürecindeki psikolojik etkileri neler?
Kanser tanısının alınmasıyla birlikte gelen bütün bu zorlu süreçler psikolojik olarak yıpranmasına ve bazen de psikolojik bir bozukluk göstermenize neden olabilir. Son yıllarda kanserin tanı ve tedavisinde önemli gelişmeler olmasına rağmen tedavisinin uzun ve pahalı olması, organ kaybına yol açabilmesi, hastalığın yayılabilir olması ve kimi zaman ölümle sonuçlanabilmesi hasta ve yakın çevresine ağır psikososyal problemleri de beraberinde getirmektedir. Yapılan araştırmalar, meme kanseri hastalarında en sık görülen psikolojik bozukluklar depresyon ve kaygı bozuklukları.

Ne zaman psikolojik destek alınmalı?   
•    Kişi kendini devamlı mutsuz, memnuniyetsiz isteksiz, endişeli, huzursuz hissediyorsa,
•    Sorunları ile baş edemiyorsa.
•    Yaşadığı sorunları çevresindekilerle (hekiminiz, aileniz) paylaşamıyorsa.
•    Dikkatinizi toplamakta güçlük yaşıyorsa,
•    Öfke kontrolsüzlüğü yaşıyorsa,  
bir psikologdan ya da psikiyatri uzmanından destek alınması uygun olacaktır.

Psikolojik desteğin yararları neler?
•    Korku ve kaygılarınızı azaltarak yaşam kalitenizi yükseltir,
•    Sizi hastalığınızla daha iyi başa çıkar hale getirir,
•    Yeni yaşamınıza uyum sağlamanızı kolaylaştırır,
•    Tedavi sürecine ve hastalığa bağlı olarak yaşamınızın çeşitli alanlarında ortaya çıkacak problemlerle başa çıkabilmenizi sağlar,
•    Yaşamın olumlu yanlarını görmenizi sağlar,
•    Bağışıklık sisteminizi güçlendirerek fiziksel sağlığınızı da olumlu yönde etkiler,
•    İleride daha şiddetli bir psikolojik bozukluk yaşama ihtimaliniz varsa, bu durum önlenmiş olur.
Ameliyat öncesi dönem, iyi bir ameliyat sonrası dönem yaşamak için çok önemlidir Ameliyat öncesi dönemde hasta ve ailesini bilgilendirmenin ve psikososyal desteğin kaygıyı azalttığı, hastanın uyumunu ve tedaviye katılımını kolaylaştırmaktadır. Ameliyat sonrası psikolojik destek, hastanın yaşam kalitesini artırmada önemli bir etkendir.


Filiz Yakmaz Basılgan

Klinik Psikolog

RANDEVU:  444 23 64