Site Dili : TR | EN
MENU

HEMOROİD, BAĞIRSAK ve ANOREKTAL HASTALIKLARIN TEDAVİSİNDE BURSA’NIN REFERANSI

HAYAT HASTANESİ PROKTOLOJİ CERRAHİ MERKEZİ HEMOROİD,BAĞIRSAK ve ANOREKTAL HASTALIKLARIN TEDAVİSİNDE BURSA’NIN REFERANSI

İnsanların yaşam kalitesini düşüren anorektal hastalıklar ve bağırsak kanserleri alanlarında binlerce ameliyat yapan Op. Dr. Servet Yetgin bu hastalıkların ayıp olmadığını söylüyor. Hayat Hastanesi tarafından yapılan teknoloji yatırımları; teşhis ve tedavi doğruluğunu artırıyor ve hastaların erken taburcu olabilmelerine imkân tanıyor.  Öngörülü tıbbi yatırımlar ve yüksek profilli hekim seçimleri sayesinde sadece Bursa’dan değil, Balıkesir, Bandırma, Çanakkale, Eskişehir İstanbul ve hatta yurtdışından bile hasta kabul eden Özel Hayat Hastanesi hem sağlıklı bir gelecek hem de adı daha çok duyulan bir Bursa için çalışmaya devam edecek.

Sayın Servet Yetgin Genel Cerrahi Uzmanı ve Operatör Doktor unvanlarıyla Özel Hayat Hastanesi’nin hangi biriminde çalışıyorsunuz?

Özel Hayat Hastanesi’nin ‘Proktoloji birimindeçalışmalarımı

sürdürmekteyim. Tıp biliminin bu alanında; bağırsak hastalıkları ve anorektal hastalıkları olarak ifade edilen hastalıkların tedavisi konularında çalışıyorum.  Anüs bölgesinin hastalıkları; başta hemoroid (halk arasında ‘basur’ olarak bilinen hastalık), makat çatlağı (anal fissür), bu bölgenin apseleri, dışkı kaçırma,bağırsak fıtığı, bu bölgedeki enfeksiyonlar, ‘kondilom’ dediğimiz viral birtakım lezyonlar benim tıbbi ilgi alanım içindedir. Ayrıca genel cerrah olarak bağırsak kanseri ameliyatları da yapmaktayım.

Bursa’daki hizmetlerinizde neden bu alanla ilgilendiniz?

Yaklaşık 20 yıldır genel cerrahi uzmanı olarak Bursa’da çalışmaktayım. Bunun son 15 yılında da bağırsak ile ilgili hastlıklar ve proktoloji bilim dalına ilgi duyuyorum. Çünkü bağırsaklar çok çok önemli organlarımızdır.  Bu içinde bulunduğumuz yüzyılın tıptak önemli gelişmelerinden biri de, bağırsakların insanın hem beden hem de ruh sağlığında ne kadar etkili olduğunun anlaşılmasıdır. Sanılandan çok daha önemli bir yeri var. Bugün Alzheimer’dan depresyona, obeziteden kalp hastalıkların  kadar birçok hastalıkta bağırsakları düzenli çalışmamasının bir rolü olduğunu net biçimde anlamış bulunmaktayız. Bununla ilgili ciddi bilimsel çalışmalar yapılıyor ve ben hemen hemen her makaleyi okuyarak kendimi güncelliyorum. Özel Hayat Hastanesi’nde sağlık hizmeti sunduğumuz hastalarımızın daha hızlı, daha kaliteli yöntemlerle ve hatta onlara daha az masrafı olan  tekniklerle iyileşmelerini sağlamayı amaçlıyoruz.

Beslenme alışkanlıklarımızın bu konu ile ilgisi var mı?

Kesinlikle var. Beslenmede aldığımız maddeler, bunların içindekiler, bizim bağırsaklarımızda bulunan ve normalde milyarlarca bulunan bakterilerin hem kompozsiyonunu  (nerede ne kadar bulunduklarını) hem de bu bakterilerin faaliyetlerini etkiliyor. yola çıkarak bütün organizmadaki

 hormonal, nörolojik salınan maddelerdeki değişikliklerin hem ruh sağlığımızı hem de beden sağlığımız  etkilediğini kolaylıkla söyleyebiliriz. Anüs bölgesi de bağırsakların kendini boşalttığı ve rahatladığı bir alan olduğu için temel olarak o bölgede yer alan hastalıklar bizi doğrudan ilgilendiriyor.

Proktoloji bilim dalındaki semptomlar coğrafyaya göre değişir mi?

Değişir ve zaten buradan yola çıkılarak oluşturulan diyet tipleri var. Mesela,  Ege-Akdeniz diyetlerinde zeytin ve zeytinyağı kullanılır. Ayrıca yeşil yapraklı bitkiler yani sebzeler  diyetlerde bolca kullanılır çünkü sebze demek lif demektir. Lif yönünden zengin gıdalar ile bağırsağın dostu olan bir tipidir. Bu etler sayesinde  hipertansiyon, kalp hastalıkları,fazla kolesterole bağlı hastalıkların azalması ve diabetin azalması sözkonusudur.

Bağırsaklar ile ilgili şikâyetler ortaya çıkmadan önce nelere dikkat etmeliyiz?

İdeali tabii ki bu hastalıklara yakalanmadan önce önlemini almaktır. Hastalandıktan sonra bozulmuş bir şeyi düzeltmeye çalışırsınız. Bağırsak sağlığı için su tüketimini artırmamız gerekir. Yetişkin insanlar günde ortalama 2,5 litre su içmelidir.Çay, kahve ya da başka içecekler ile 2,5 litreyi tamamlamak doğru  değildir. Sıvı tüketimi değil, su tüketiminden söz ediyorum. Ayrıca lifli gıdaları yani sebzeleri tüketmemiz gerekiyor. Haftada 5 gün, o mevsime ait sebzeleri tüketerek gerekli lif takviyesini yapabiliriz. Üçüncü önemli husus ise hareket etmektir. Çünkü bedenimizdeki yağlanmalar, hareketli organımız olan alanının kısıtlar. Hareket etmeyen bağırsaklarda hastalıklar başlıyor. Biz toplum olarak az su  içiyoruz, az lif alıyoruz ve hareket etmiyoruz. Örneğin bel bölgesindekiyağlanmalar vucudun yağ oranını artırır ama hastalarımızın bilmesi

gereken şudur ki, vücudun   alanlarında da yağ birikmektedir.  Mikrobiata’yı olumsuz etkileyecek biçimde beslenen hastalarda bağırsak içi gazı da artar. Bu hastalarda zaten kronik kabızlık sorunu yaşanıyor.

Kronik kabızlık yaşayan hastalar, bu sağlık sorununa bağlı olarak nelerle karşılaşırlar?

Sürekli bir kabızlık durumu ile karşı karşıya kalan hastalarımız kendilerini tuvalette zorlarlar. Bu davranış sonucunda makat bölgesinde yırtılmalar, hemoroid, çatlak, gibi sonuçlar ile karşılaşırız. Bizim insanımız anal bölgedeki şikâyetleri ile ilgili olarak çekingen davranırlar. Yani bu durum mahrem olarak lagılanır. Bırakın doktora gitmeyi,  ailelerinden bir insana bile dertlerini açamazlar. Aslında anüs de elimiz gibi bir organımızdır. Ama o bölgenin hastalıkları halen mahrem kabul Ediliyor.

Bu hastalıkların hasta tarafından mahrem kabul edilmesinin bize getirdiği olumsuz etki nedir?

Hastalık çok erken bir evrede keşfedilebilecekken maalesef geç kalınıyor. Birtakım beslenme revizyonları ya da ilaçlar ile geçebilecekken ameliyatlara kalıyor işimiz. Makat bölgesindeki hastalıkla  insanın iş ve ev yaşantısını olumsuz etkileyebilir. Psikolojik durum hatta cinsel yaşam bile olumsuz etkilenir Yurtdışında depresyon hakkında yapılan araştırmalar bu insanlarda ciddi oranlarda hemoroid, kabızlık vb. gibi proktoloji hastalığının keşfedildiğini vurguluyor. Bizim ülkemizle ilgili bir de şehir efsaneler  vardır. “Hemoroid ameliyatı olan hastalarda aynı vaka tekrarlar”. Bu şehir efsanesi yüzünden hasta bize doğru zamanda gelmez ve hastalık Kötüleşir. 

Anorektal bölge hastalıklarının ve olası bağırsak kanseri vakalarının erken teşhisi konusunda vatandaşlarımız nelere dikkat etmelidir?  Hemoroid, anal bölgedeki çatlaklar, anal bölgedeki delikler ve bağırsak kanseri vakalarının ortak bir belirtisi vardır, bu da kanamadır. Dışkıda kan damlacıkları ya da fışkırma biçimindeki kan görülmesi, o bölgede bir hastalık olduğunun belirtisi olabilir. Elbette her kanama farklı bir hastalığa işaret eder. Bunların her birinin ayrı ayrı tetkikleri vardır. Örneğin Hemoroidin temel semptomu damla damla y  da bir su poşetini delince görüle fışkırarak kanamasıdır. Bir süre sonra dışarı doğru şişlikler, memeleşmeler, tuvaletin artık anüsten çıkmakta zorlanması, anüsün sanki yırtılacakmış hissi vermesi gibi semptomlar görülür. Kaşıntı, iç çamaşırda lekelenmeler, akıntılar da belirgin semptomlardır. Anal fissür, makat çatlağı ve yırtığıdır. Genellikle tuvaletini zorlanarak yapan insanlarda görülür. Zaman zaman bu durum hepimizin başına gelir ama sık tekrarlanmazsa vücut bu yırtığı ve çatlağı hızla onarır. Belirtisi yine kanamadır. Anal fistül ise makat bölgesindeki bir ya da birden fazla delikler anlamına gelir. Doğrudan bağırsaktan, anüs harici bir delikten dışarıya dışkı çıkar. Burada da belirti sızıntılar ve kanamalardır. Bütünbu hastalıkların tedavileri ilaç tedavisi, botoks enjeksiyonu, cerrahi operasyonlar ve lazer kullanılarak Hayat Hastanesinde profesyonel bir ekip maharetiyle yapılmaktadır.

Sayın Yetgin, Özel Hayat Hastanesi’nin bu hastalıkların tedavisinde avantajları nelerdir?

En önemli avantajlarından biri hekimlerimizdir. Hekimin deneyimi çok çok önemlidir. Ancak bütün bunların yanında hastanemiz, güncel tıbbi teknolojileri tam donanımlı teşhis, tedavi ve yatış kullanabilen ender tesislerden biridir. Örneğin; artık hemoroid ve anal fistül ameliyatları kesmeli dikmeli olmak zorunda değil. Lazer sayesinde çok daha temiz ve iyileşme süreci hızlı sonuçlar elde ediyoruz.  Erken teşhis bu hastalıklarda çok önemlidir. Bu anlamda Özel HayatHastanesi büyük yatırım yaparak Manometri, MR Defekografi gibi bazı ileri teknoloji ürünü cihazlar getirmiştir. Öyle ki, bu cihazlar Bursa’da sadece bu tesiste bulunmaktadır. Bu cihazlar gelmden önce hastalar ne yazık ki İstanbul’a gönderiliyordu ve tedavi süreçleri çok uzuyordu. Ancak bu tetkik, teşhisve tedavi cihazları artık Özel Bursa Hayat Hastanesi’nde bulunmaktadır.

HAYAT HASTANESİ PROKTOLOJİ CERRAHİ MERKEZİ

Hemoroid, anal fissür, anal fistül ve bağırsak kanserlerinin tedavilerinde Bursa’da bir referans merkezi olan Özel Bursa Hayat

Hastanesi, ileri teknolojinin desteğiyle kent sağlığına önemli bir destek veriyor. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Servet Yetgin 20 yılı

aşan deneyimi ve profesyonel ekibiyle PROKTOLOJİ alanında fark yaratıyor.


Röportaj: Murat Günay

FOTO GALERİ