MENU

ÇÖLYAK HASTALIĞI

Çölyak hastalığı; ince  bağırsaktan besin maddelerinin sindiriminin ve emiliminin bozulmasına yol açan bir hastalıktır. Çölyak hastalığı olan insanlar; buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan bir protein olan 'gluten' e karşı hassasiyet gösterirler.
Bu kişiler gluten içeren gıdalarla beslendiklerinde,  ince bağırsakların iç yüzünü örten hücrelerin oluşturduğu doku kıvrıntılarında  immunolojik reaksiyonlar sonucu iltihaplanma  ve hasar oluşur. Oluşan bu hasar sonrasında besin maddelerinin sindirimi ve emilimi bozulacağı  için buna bağlı olarak   hastalık belirtileri ortaya çıkar.

Çölyak hastalığı genetik bir hastalıktır. Hastaların %10 kadarında  ailede çölyak hastalığı olan başka bireyler vardır. Cerrahi girişimler, hamilelik, doğum yapma, bazı viral enfeksiyonlar ve şiddetli ruhi sıkıntılar hastalığın ortaya çıkmasına sebep olabilir.   
Her yaşta ortaya çıkabilirse de özellikle  8-12 aylık bebeklerde ve 30-40 yaş aralığında daha sık görülmektedir.  Çölyak hastalığının gerçek sıklığı bilinmemektedir. Ülkemizdeki görülme sıklığının 1/300 olduğu düşünülmektedir.
Belirtiler
 Çölyak hastalığı çocuklarda ve erişkinlerde farklı belirtilerle kendini gösterir. Çocuklarda gelişme ve büyüme geriliği  hastalığın erken bulgusu olabilir. Karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal, huysuzluk, uyuklama, davranış bozuklukları görülebilir. Bulguların ortaya çıkması ve şiddetlenmesi yıllar sürebilir. 
 Çölyak hastalığı erişkinlerde genellikle 30-40 yaş civarında ortaya çıkarsa da daha ileri yaşlarda da görülebilir. Özellikle yağlı gıdaların alınmasından sonra belirginleşen ishal, karında gaz ve rahatsızlık hissi, karın ağrıları, iştahı iyi olduğu halde kilo alamama, kilo kaybı, çabuk yorulma, yorgunluk ve eklem ağrıları, depresyon, erişkin yaşta ortaya çıkan çölyak hastalığın başlıca bulgularıdır 
 Hastalıklı kişilerde belirtiler iki şekilde kendini gösterir:  İlki besinlerin emilim bozukluğuna bağlı olanlar ikincisi de mineral ve vitamin eksikliğine bağlı olanlardır. 
Hastalarda temel besin kaynakları olan; protein, karbonhidrat ve yağ emilimi bozulmuştur ve en ciddi emilimi bozulan ise yağlardır. Yağ emiliminin bozulması sonucu hastalarda ishal ve şişkinlik şikayetleri ortaya çıkabilir. Karbon hidrat emilim bozukluğu sonucu ise hastalarda laktoz intoleransı ortaya çıkar, bu durum sütlü yiyecekler sonrası hastalarda karın ağrısı ve şişkinlik gibi şikayetlere neden olabilir. 
Hastalarda beslenme bozukluğu, vitamin ve mineral yetersizliğine bağlı olarakta;
kansızlık (demir ve B12 vitamin eksikliği) , kemik erimesi (osteoporoz) Kolay çürüme (K vitamin eksikliği) ,kas güçsüzlüğü (potasyum, magnezyum yetersizliği), saç dökülmesi ,iştahsızlıktır.
Tanı Yöntemleri
Çölyak hastalığından şüphelenildiğinde doktorunuz  ayrıntılı bir muayeneden sonra bazı kan ve dışkı testleri isteyecektir.. Kalsiyum, magnezyum, potasyum, protein, kolesterol, B12 vitamini, A vitamini, folik asit ve demir gibi bu hastalıkta vücutta eksilebilecek bazı maddelerin kandaki seviyelerinin ölçülmesi, tam kan sayımının yapılması ve iltihap belirteçlerinin kontrol edilerek emilim bozukluğunun irdelenmesi sağlanacaktır. Günümüzde çölyak hastalığının teşhisinde kullanılmakta olan serolojik  kan testleri önemli olup bu testlerin hastalığın tanısındaki duyarlılıkları oldukça  yüksektir (%80-95). Çölyak hastalığının teşhisinde mutlaka yapılması gereken bir diğer inceleme endoskop yardımı ile ince bağırsağın 40cm lik ilk kısmı olan duodenumdan doku örneği alınmasıdır. Bu işlem için yapılacak girişim normal gastroskopiden farklı değildir. Biyopsi  olmazsa olmaz tanı yöntemidir ve serolojik testler tanı amacıyla biyopsinin yerini tutamaz.  Endoskopi sırasında ince barsak mukozasındaki yapısal değişikliklerin görülmesi de mümkün olmaktadır.
Tedavi
Erken dönemde teşhis edilmediğinde çölyak hastalığı ciddi problemlere yol açabilir. Yukarıda belirtilen  yakınmaları olan veya ailesinde çölyak hastalığı öyküsü olanların gastroenteroloji uzmanına başvurmaları gerekir.  
Çölyak hastalığında tedavinin temelini  glutensiz diyetin sıkı bir şekilde   uygulanması oluşturur. Bu  amaçla gluten içeren tahıl ürünleri (buğday, arpa ve çavdar) kullanılarak yapılan gıda maddelerinin kesinlikle yenmemesi gerekir. Pirinç, mısır, patates ve soya unundan yapılmış ürünler yenilebilir. Meyve, sebze, yumurta ve et ürünlerinin yenmesinde sakınca yoktur.  Bu hastalarda laktoz eksikliği (laktoz intoleransı) de olabildiğinden başlangıçta süt ve sütlü gıdaların alınmaması önerilir. Piyasada satılmakta olan ve gluten içermediği sanılan birçok üründe (salata sosları, hazır pudingler vb.) gluten bulunabilmektedir. Sıkı diyet uygulayan bir çölyak hastasının günün birinde glutenle tekrar karşılaşması ciddi tablolara yol açabileceğinden bu durum özellikle önemlidir. Glutensiz diyete başlanmasından günler sonra şikayetlerde azalma görülmeye başlar. Şikayetlerin tamamıyla ortadan kalkmasına rağmen bağırsak mukozasının tamam olarak iyileşmesi bazen 2 yıl kadar sürebilirse de bağırsak mukozasındaki iyileşme genellikle 3-6 ay içinde gerçekleşir.
Sıkı bir glutensiz diyet uygulayan hastalarda hastalık genelde iyi bir gidiş gösterir.
Tedavi edilmeyen vakalarda uzun dönemde (20-30 yıl) ortaya çıkabilecek ciddi bir hastalıklar arasında; ince bağırsak adenokanseri ve lenfoması sayılabilir. Sıkı diyet ile kansere dönüşüm engellenebilir.