MENU

BURSA'NIN SAĞLIĞINA YİNE HAYAT, YENİ HAYAT

70 milyon liralık ön yatırımla gerçekleştirilen, Bursa’nın ikinci özel hastanesi unvanına sahip Hayat Hastanesi, 40. yılında uluslararası standartlardaki yeni hizmet binasına taşınmaya hazırlanıyor. Günlük 2 bin poliklinik, büyük ve küçük ölçekli 100 ameliyat, 160 yatak kapasitesine sahip yeni hastane, yoğun bakım üniteleriyle de kentin bu alandaki ihtiyacına yanıt sunacak.
Kısa bir süre önce Hayat Vakfı’nı kurduklarını ifade eden sağlık grubunun yönetim kurulu başkanı Dr. Ahmet Özkul, “Bursa’ya yakışan modern bir kent hastanesi kazandırıyoruz, aynı zamanda Türkiye Hayat Sağlık Vakfı’nı kurduk, ama en büyük hayalim sağlık meslek yüksekokulu, bu uygulamada planlamalarımızda yer alıyor” dedi. Sağlık grubuna ait son bilgileri, yakın dönem hedeflerini Dr. Özkul anlattı.

Sayın Özkul, Hayat’ın Bursa’nın sağlığıyla dostluğu nasıl başladı, kaç yıl geride kaldı?

Bir kahvenin diye başlayan atasözündeki gibi 40 yıl oldu. Dile kolay; hekimlikte 47.yılım, Hayat Hastanesi’nin ise 40 kuruluş yıl dönümünü. Mart 2018’in ilk günlerinde hizmete girmesi öngörülen yeni hastanemizin temasını “40. Yılında Yeni Hayat” olarak belirledik. Bizim için olduğu kadar Bursa için de önemli. Bu şehrin insanı sağlık markamıza ve hekimlerimize daima güven duydu. Bursa’yı var eden değerlere karşı bir sorumluluğumuz var, bu nedenle de 40. Yıl kutlamalarını bir sosyal sorumluluk projesine dönüştürerek, 40 öğrenciye burs, 40 kişiye ücretsiz sağlık hizmeti gibi bir dizi program oluşturduk.
Hayat Hastanesi, iki hatta belki de üç neslin tercihi. Nedir Hayat’ı güçlü , güven duyulan bir sağlık markası yapan?  

İnsanı tüm duygularıyla merkezinde en çok tutan alan sağlık. Sadece sunduğunuz teşhis –tanı hizmetleri, işletmecilik disipliniyle değil gösterdiğiniz ilgiyle, hürmetle de insanların gönlünü kazanabiliyorsunuz. Gerçekleştirdiğimiz tüm hizmet içi eğitim ve toplantılarda bu konunun altı hep çizilir ve sürekli de gündemdedir. Çünkü bizim tüm personelimiz aynı zamanda bir halkla ilişkiler personelidir. İçtenlik ve samimiyet Hayat Hastanesi çalışanlarının ortak değeri. Benim kapım hep açıktır. Cerrahpaşa’daki baş asistanlığım sırasında hiç unutmuyorum, Hocam Ekrem Kadri Unat dile getirmişti ve benim de hayatım boyunca prensibim oldu; isteyen herkes bana ulaşabilir. İsteyen selamlaşır, isteyen de iş yoğunluğumuza göre misafirimiz olur, sohbet eder. Belki bu iş disiplini, insan ilişkileri yönetimi de etkili. Şimdi görüyorum ki; hem ikinci nesil, hem de profesyonel yöneticilerimiz aynı tavrı sergilemeye devam ediyor. Demek ki; bu bir kültür haline gelmiş.

Başarı, çok emek verildiğinde kazanılabilir değer, ama güven kazanmak çok kolay değil. Sizin bu yolda izlediğiniz 5 temel ilke nedir?

Hedef odaklı çalışmaya ve hizmet üretmeye özen gösterdik. Sürekli gelişim içinde olduk. İlk günden bugüne, her aşamada da bu organizasyonun her yerindeyiz. Sağlık hizmetlerinde gerek hekimlerimizle, gerekse onu tamamlayan yan unsurlarla, teknolojiyle, hizmetle daima en iyisini sunmayı amaçladık. Hayat Hastanesi Ailesi yaşadığı toplumun sesine ve sözüne de kulak vermeyi biliyor. Dinliyor, gereğini de yapıyor. Hepsinden önemlisi halk dostuyuz. Evet, burası bir özel hastane olabilir ama halkımızın en zor zamanında ona çözüm sunmak da bizim görevimiz. Gerekiyorsa hiç karşılık beklemeden bunu yapabilmek lazım. Geçenlerde yaşadığım sağlık sorunları sonrası ziyarette bulunan bir dostumuzun “Bugüne kadar sağlığı için size gelip de, türlü nedenden geri dönen tek bir kişi olmamış ki” sözü beni çok duygulandırdı. Bunu başarabildiysek ne mutlu bize. Kararlılıkla devam ederiz. Kalp kırmamak, hatırı yok saymamak zor değil ki!Tabi şu da var; Hayat Hastanesi’ni tıbbın içindeki hekimler yönetiyor. Bu da insana olan yaklaşımı farklı kılıyor.

Hastane, tıp merkezleri, ortak sağlık güvenlik birimi ve ağız ve diş sağlığı merkezi büyümenin göstergeleri. Kaç kişilik bir ailesiniz?

Hekimlerin, yardımcı sağlık personeli ve hizmetlilerin de olduğu 230 kişilik bir aileyiz. İçinde bulunduğumuz Hayat Hastanesi zaman içinde çok değişim gösterdi, büyüdü. Sağlık grubumuza hastanemizin hemen yanındaki binalarda hizmet veren Hayat Diş Merkezi, Özkul Ortak Sağlık Güvenlik Birimi ve kısa bir süre önce de Beşevler girişindeki Hayat Tıp Merkezi eklendi. Belli bir noktaya geldikten sonra şayet hizmet odaklıysanız, taleplerin uzağında kalamıyorsunuz. Büyüme de kaçınılmaz oluyor. Tabi buna artık ikinci nesil karar veriyor. Önce Betül Hanım üniversite eğitimi ve master sonrası ekibimize dahil oldu. Hemen ardından ihtisas ve zorunlu hizmetin bitimiyle Fatih Bey. Her iki evladım da çocukluklarından beri, hastanenin her noktasında çalıştılar. Liyakat, Hayat Hastanesi’nde işi sahibine teslim etmenin ön şartı.Personel mutluluğunun yüksek olduğu kurumlardan biriyiz. Doktorlarımız da dahil, emeklilik dönemine kadar süren bir kurum sadakati var. Bu da apayrı bir onur kaynağı.

Doktor çocukları genelde ebeveynlerinin yolundan gitmezler, halbuki sizin ailede durum öyle değil. Kariyer planlarını siz mi çizdiniz?

Kendi arzuları ve hür iradeleriyle bu yoldan devam ettiler. İnanın, hiç yönlendirmem olmadı. Hatta kendi kendilerini hem eğitimleri, hem de kariyer planlamalarıyla hazırladılar da diyebilirim. Biliyorsunuz; SİAD’larda ve Ticaret Sanayi Odaları’nda farklı pozisyonlarda görevlerim oldu. Türkiye aile şirketlerinin yoğun olduğu bir ülke, dolayısıyla bu konu marka ve kurumların geleceğini 2. Ve 3. Nesilde yakından ilgilendiriyor. Bu konular tartışılırken, ben de Hayat Hastanesi’nin Ahmet Özkul sonrasını çok irdeledim. Unutmuyorum; bu konuyu bir gün aile içinde de çocuklarla konuştum. “ İleriye dönük hastane için Özkul Ailesi’nin dışında farklı planlar yapmalı mıyım ?” dediğimde ilk itiraz Fatih Bey’den geldi. Hastane müdürümüz Betül Hanım bunu hep kıvançla söyler “ Yerleri de süpürdüm, bulaşıkları da yıkadım” makamlar mevkiler verilmez, hakkedilir, hakkı verilir. Tabi en büyük mutluluğum bugün işlerini severek yapıyor olmaları.

Büyükşehir Belediyesi hizmet binasının tam karşısında yükselen, yeni hastaneyi merak ediyoruz. Son derece heybetli bir yapı, neler sunacak Bursa’ya? İlham aldığınız kişiler veya modeller oldu mu?


Duayenlerimizden biriydi  ve mükemmel bir hekimdi rahmetli Konuralp Başol. Onun iş yönetim anlayışını imrenerek izlemişimdir. Bir işe başlarken danışmaya, uzman tavsiyesi almaya azami dikkat ederdi. Yeni Hayat Hastanesi’nin dış cephe mimari tasarımı kentimizdeki pek çok prestijli yapıyı tasarlayan Hasan Sözüneri’ye ait. İç mimarideyse Anadolu Sağlık Grubu Gebze John Hopkins Hastanesi’nin de kurucusu olan Dr. Murat Dayanıklı’nın danışmanlığını yaptığı mimarlar grubu tarafından tasarlandı. 5-6 aylık yoğun bir çalışma sonucunda ortaya çıktı. Önce hasta konforu, sonra sağlık çalışanlarının rahatlığını ön planda tutan bir hastane çıktı ortaya.  20 bin metrekare kullanım alanı bulunuyor. Otoparkı, ameliyathaneleri, yoğun bakım üniteleri ve muayenehaneleriyle, tamamen bir hastane işleyişine uygun yapılandırıldı. Yeni Hayat Hastanesi’nin lokasyonu da şu an hizmet verdiğimiz ilk binamıza çok yakın. Ankara asfaltında, Bursa Büyükşehir Belediyesi hizmet binasının tam karşısında, Bursaray istasyonuna adım mesafesinde olacağız.

Ahmet Bey yeni hastanenin bölümlerinde neler var, diğer hastanelerden farklılaştığınız noktalar nedir?

Mevcut hastanemizde tüm iyileştirmelere rağmen imkanlarımız sınırlıydı. İki katı yani 4 bin metre kareyi otoparka ayırdık, bu sorunumuzu temelden çözüyoruz. 90 odada 160 yatak kapasitesi, 7 ameliyathane olacak. Hastanenin iç tefrişi için de çok titiz bir çalışma yürütüldü. Modern, batı standartlarında bir hastane hizmeti sunacağız. Hasta konforu, bekleme salonlarından, kişisel hijyen alanlarına kadar her noktada hasta konforuna odaklı. Tüm odalarımız vip standartlarda planlandı. Asansör bekleme problemi de sona erecek. 8 asansörün tamamı işletmeye alınacak. Kadın doğum ve çocuk hastalıkları bizim majör branşlarımız. Yeni hastanemizde bu sağlık hizmetlerinin standardını çok daha yükselteceğiz. Bu arada erişkin ve yeni doğan yoğun bakımlarına da ciddi bir planlama yaptık. En çok güven duyulan bölümlerimizden olan göz polikliniğimizin yeni hastanemizde özel ameliyathanesi, ve poliklinikleri olacak. Aynı şekilde genel cerrahi ve fizik tedavi bölümlerimiz de hastalarımıza sağlık hizmeti yeni bir vizyonla sunacak. Yakın bir gelecekte termal su da fizik tedavi ünitemizin hizmetinde olacak. Bu arada akademik unvan sahibi hekimlerimiz de ailemize dahil oluyor. Birçoğuyla sözleşme imzaladık, halen görüştüğümüz prensipte anlaştıklarımız da var.

Büyük ölçekli cerrahi hizmetler de sunulacak mı örneğin kalp damar cerrahisi gibi?

Kardiyovasküler cerrahinin alt yapısı hazır. Sadece kadro ve sağlık bakanlığı ruhsat prosedürlerinin tamamlanması gerekiyor. Bu süreç tamamlanıncaya kadar kardiyolojik muayene, tanı ve tedavi hizmetleriyle devam edeceğiz. Medikal onkoloji yeni branşlarımız arasında, kadrolarımız açıldı. Radyoloji ve görüntüleme ünitemize de çok ciddi yatırım yapıyoruz. 4 dakikada sessiz beyin MR’ı çeken bir teknolojiyi Bursa’ya getireceğiz. Dijital mamografi gibi yeni nesil cihazlar olacak.

Peki taşınma sonrası artık adres tariflerine bile giren şu andaki hizmet binanız, ne şekilde kullanılacak?

Bursalıların Hayat’ı eski binasında yine sağlık hizmeti sunmaya devam edecek. Hastaneden  tıp merkezine dönüşecek.  Yeni hastaneye taşınma sonrası biraz rehabilitasyondan geçtikten sonra, sağlık yine bu binada yaşayacak.

Bursa’daki özel ve kamu sağlık hizmetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Özel sağlık hizmetleri Bursa’da epeyce uzun bir süre yatırım beklentilerinin gerisinde kaldı. Sevinerek görüyorum ki, son yıllarda bu eğilim tersine bir yükselişe döndü. Kent dışından gelen zincir hastaneler de yatırım yapıyor, Bursalı hekim ve müteşebbislerde. Hizmet çeşitliliğinin artması kaliteyi hasta lehine yükselten bir durum. Hayat Hastanesi, Bursa’nın ikinci özel hastanesi. 90’lı yılların başlarına kadar da dördüncü, beşinci yoktu. Bugün Bursa’da 18 özel hastane var. Sağlığa erişimin kolaylaşması, alternatiflerin artması, hastalar adına da olumlu sonuçlar doğuruyor. Kamu hastaneleri için de durum böyle. Hepsi bir yana insanımız daha iyisini hakkediyor. Bu yatırımların güçleniyor olması sevindirici.

Bir söyleşinizde duyduk, Bursa’ya sağlık meslek yüksek okulu hayal ettiğinizi dile getirdiniz. Hayalden öte bir proje mi?  

Bir süre önce Hayat Vakfı’nı kurduk, hatta bu oluşumun bir uzantısı olarak da Uludağ Üniversitesi rektörlüğü ve tıp fakültesi ve sağlık bilimleri fakültesi dekanlıklarıyla protokol imzaladık. Gelecek yıldan başlayarak okul birincilerine ve dereceye giren ilk beş öğrenciye 500’er lira başarı bursu vermeye başlayacağız. Bu oluşumun ileriye dönük hedefiyse Bursa’ya sağlık hizmetleri meslek yüksek okulu kazandırmak. Şimdiden tıp fakülteleriyle bu oluşumun zeminini ve programını oluşturmak için görüşmelere başladık. Yeni hastane binamız ölçeği, standartlarıyla afilasyon programı gibi tıp ve sağlık öğrencilerinin pratik yapabilmelerine de uygun olacak. Bu uygulamalarda gündemimizde, gerçekleşmemesi için de bir neden yok.

Sayın Özkul, 2018 için dileklerinizi öğrenebilir miyiz?

Barış, sevgi ve üretim yılı olsun. Bir hekim ve bir sağlık grubunun yönetim kurulu başkanı olarak da sağlığı bol olsun dileklerimi en başında ifade edebilirim. Tüm dünyaya huzuru getirir inşallah, ülkemizi de hedeflerine ulaştırır.



FOTO GALERİ