MENU

BOŞANMA SÜRECİNDE VE SONRASINDA EBEVYNLER NELERE DİKKAT ETMELİ

Kadın ile erkeğin birlikteliği ile gerçekleşen, toplumsal sistemin en küçük birimine evlilik denilmektedir. İnsanın kurduğu her yapıda olabileceği gibi evliliğin de düzeltilmesi gereken yönleri olmaktadır. Farklı ortamlarda yetişmiş, değişik kişiliklere sahip iki ayrı insanın, uzun yıllar boyunca hep uyumlu olmalarını fazla iyimser olan bir beklentidir. Çiftler bu uyumu sağlayamadıklarında bazen sorunlar çözümsüz kalabilmektedir. Bu durumda eşlerin birlikteliklerini sona erdirme kararı alarak boşanmaları söz konusu olabilir.

  1. Bazı anne ve babalar, kendi aralarında aldıkları boşanma kararlarını çocuklarına söylemenin gereksiz olduğunu düşünmektedir. Bazı anne ve babalar ise, evden ayrılan ebeveynin gidişinin ardından, çocuklarla birlikte yaşayan ebeveynin açıklama yapmasının daha uygun olacağını düşünürler. Ancak bu konuşmayı iki ebevynin beraber yapması boşanma sürecine uyumu açısından çocuk için daha sağlıklı olmaktadır. Bu açıklama çocukların yaş dönemine göre anlayabilecekleri seviyede yapılmalıdır.

  2. Ayrıldıktan sonra, ebeveynler birbirlerinin aleyhinde konuşmamalı ve çocuğa eşi ile olan problemi yansıtılmamalıdır. Bu durum çocuğun diğer ebevynine olan güvenini yitirmesine neden olabilmektedir.

  3. Örneğin evden baba ayrılıyor ise annenin bu ayrılığı telafi etmek için çocuğa aşırı hoşgörü ile davranmamalıdır. Bu durum çocukta değişik davranış problemlerinin gelişmesine zemin hazırlayabilir. Bu nedenle denge iyi korunmalı, buna benzer sınır problemleri yaşatılmamalıdır.

  4. Ailenin hayatında neler değişeceği konusunda detaylar anlatılmalıdır. Nerede ve kiminle yaşayacağı, diğer ebeveyni ne zaman ve hangi aralıklarla göreceği, okul değişimi olacaksa bunun bilgisi verilmelidir. Çocuğun aklında oluşacak belirsizlikler giderilmeli süreçle ilgili çocukta güven duygusu oluşturulmalıdır.

  5. Boşanmanın, onların hatalarından kaynaklanmadığı, tamamen anne ile babanın beraberliklerini başarılı bir şekilde sürdüremediklerinden kaynaklandığı anlatılmalı ve anlamaları sağlanmalıdır. Çünkü çocuklar bu ayrılık sürecini kendi suçları olduğunu atfederler bu yüzden de depresif duygudurum, öfke gibi olumsuz davranışlar gösterebilirler.

  6. Eşler kendi ailelerini de bir araya getirerek (babaanne, dede,hala, dayı vb.) çocukla ilgili alınan kararlardan diğer aile üyelerinin de bilgi sahibi olması sağlanmalıdır. Böylece, çocuğun bu durumdan çok etkilenebileceğinin ve bu konuda herkesten duyarlılık ve destek beklendiğinin altı çizilmiş olur.

  7. Ebevynler ailenin özel günlerinde ya da bayramlarda çocuk ile birlikte ortak vakit geçirmelidirler. Böyle davrandıklarında çocuğun zihnindeki “aile” kavramını korumuş olurlar.

  8. Boşanma süreci çocuklar kadar eşler için de zorlu bir süreçtir. Ebevynler bunu unutmamalıdır. Bu süreçte öfke, yalnızlık duygusu, depresyon, kaygı gibi psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir, bunlar doğaldır, gerekirse profesyonel yardım almaktan çekinmemek gerekir. Çünkü çocuk için ağlayan bir anne durumun kötü olduğunun, çaba sarfeden ve neşeli görünen bir anne ise herşeyin yolunda gittiği izlenmini verir.